31 Mayıs 2013 Cuma

Edebiyat beklentiler üzerine kurulmamalı!

Beklentiler üzerine yaratılan edebiyat, var olan gereksinime göre belirlenen metin sadece zamanın ruhuna ve dünyasına hitap eder. Parmaklarımın gezindiği tuşların sesinin, bilgisayar klavyesinden değil de külüstür bir daktilodan çıkmasını isterdim. Hatta istemişken birkaç roman yazmış olanına mümkünse başyapıt çıkarmış olanına dokunmuş olmak güzel olurdu. O zaman böyle plastik plastik gelmezdi ses. Akustik müziğin yansıtacağı ayrıcalık kadar kıymetli...
Devamını Oku

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Yaratıcı yazarlık öğretilebilir mi?

Yaratıcı yazarlık, bir ustadan öğrenilemeyeceği gibi, yaratıcı yazarlık bölümlerinde ya da atölyelerinde de öğrenilmez. Her sorununa çözüm arayan yazar adayı, beklentisinin karşılığını hiçbir yerde bulamayacaktır. Öykü, şiir ya da roman yazmak, sözgelimi otuz yıl öncekinden daha çekici bugün. Daha çok sayıda genç, edebiyatın içinde kendine bir yer bulmak, yazmak istiyor ve bunu gitgide daha nitelikli biçimde yapmaya çalışıyor. Bu arada bütün...
Devamını Oku

17 Mayıs 2013 Cuma

Varışı olmayan bir yolculuk!

“Hiç kimse, öldüğünde arkasında bir şey bırakmayacak kadar yoksul değildir.” Bu söz, yazıya konu olabilecek hayat hikâyelerinin sınırsızlığını hatırlatır bana. Diğer taraftan Pascal gibi bir bilim adamının, bunu hangi yaşanmışlığın sonunda, ne sebeple söylediğini de düşünmeden duramam. Az önce elimden bıraktığım kalemin bile, bana ait olma süreciyle beliren bir hikâyesinin olması tüylerimi diken diken eder.  Hikâyeleri var edenler anlatıcılardır....
Devamını Oku

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Yaratıcı yaşarlık özgürleşme mücadelesidir!

Yazarlık atölyelerinde çok sık dile getirilen “Önce okuyun sonra yazın” öğüdünü reddeden Tarık Günersel, “Önce bol bol okuyun, sonra yazın denir. Bence tam tersi. Önce yazar sonra okursunuz. Alışılagelmiş kalıplar bizi hizaya getirmeye, robot olmaya yöneliktir. O yüzden şairlik, yazarlık tehlikelidir” dedi. Tarık Günersel yaratıcı yazarlığın geniş bir şeyin parçası olduğunu vurgulayarak aslolanın Yaratıcı Yaşarlık olduğunu söyledi. Bir dönem...
Devamını Oku

10 Mayıs 2013 Cuma

Hayatı Sevme Hastalığı'na iki ödül birden!

Kadın hakları denince akla gelen Duygu Asena anısına Doğan Kitap tarafından düzenlenen “Kadının Hala Adı Yok” adlı roman yarışmasında birinciliğe “Hayatı Sevme Hastalığı” adlı romanıyla Sibel K. Türker layık görüldü. Sibel K. Türker, aynı romanıyla 2013 Yunus Nadi ödüllerinin roman dalında birincisi oldu. Fotoğraf: Muhsin Akgün Doğan Kitap tarafından düzenlenen “Kadının Hâlâ Adı Yok” roman ödülünü kazanan “Hayatı Sevme Hastalığı” yalnızlıktan...
Devamını Oku

9 Mayıs 2013 Perşembe

Günümüzde edebiyat yapma isteği daha düşüktür!

Sokak Kitapları Yayınları yazarlarından Uğur Ziya Şimşek’e ait Öykü ve Roman Yazma Sanatı adlı makalenin üçüncü bölümünde romanın geçirdiği evrim sürecini anlatıyor ve yazar adaylarına önemli ipuçları veriyor. Şimşek, günümüzde edebiyat yapma isteğinin düşük seviyede olduğunu ancak anlatımı hızlandırmanın daha ön planda olduğunu söylüyor. 19. yüzyıl romancılarının muhatap oldukları kitle ile günümüzün romancısının okur kitlesi birbirinden çok...
Devamını Oku

2 Mayıs 2013 Perşembe

Yazar öncelikle anlatıcı olmalıdır!

Yeşim Cimcoz Yazı Evi Öykü Atölyesi eğitmeni Özlem Kiper, yazmaya niyet eden kişinin öncelikle anlatıcı olmaya niyet etmesi gerektiğini belirterek “Anlatıcı varsa yazar yoktur. Hal böyle olunca da ortada kafa karıştıracak bir yazar egosu da olmayacaktır. Hikâye her zaman yazarının önüne geçecek ve anlatıcısıyla (yani kendi öğeleriyle) var olacaktır.” dedi. Kadıköy’de bulunan Yazı Evi’nin üç ayda bir yine aynı adla yayımlanan derginin son sayısında...
Devamını Oku

Yaratıcı Yazarlık Derken - Feridun Andaç

Kendisinden yaratıcı yazarlık eğitimi aldığım değerli hocam Feridun Andaç'ın yaratıcı yazarlık üzerine kaleme aldığı ve Dünya Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazısını mutlaka okumanızı öneririm. Bu konuda çok şey söylendi, yazıldı çizildi. Oysa ülkemizin bu kavramla tanışması yenidir, arka planı yoktur. Yani bir "ders" olarak algılanması, programlanması yapılmamıştır. Bu nedenledir ki, gelinen noktada bir "kurs" gibi görülüp, önüne gelen tarafından...
Devamını Oku
BlogOkulu Gadgets